What
  • All Listings
  • Art
  • Birthplace
  • Bookstores
  • Cohousing
  • Collectives and Cooperatives
  • Communities
  • Community Centers
  • Eats
  • Ecovillages
  • Egalitarian Communities
  • Entertainment
  • Events
  • Historical Sites
  • Infrastructure
  • Intentional Communities
  • lawyer
  • Memorial
  • Monuments
  • Murals
  • People
  • Points of Interests
  • Publishers
  • Societies
  • Vegan
  • Venues
  • Workers Associations
Where

VAZGEÇMEYENLER OLDUKÇA!

Anarşist bir kolektif deneyimi: 26A

Küresel kapitalizmin canlılara dayattığı tüketim kültürünün sonucunun teslim olmaktan başka seçenek bırakmadığı zamanlardayız. Kapitalizme teslimiyet demek, küresel şirketlerin ürünlerini satın almak dışında, yaşamlarımızı gasp ettiği gerçeğidir. Her geçen gün daha da artan tüketim isteği ile doğanın ve tüm canlıların uğruna yok edildiği bir dünya düzeninden bahsediyoruz. Tehlike iliklerimize kadar sızmış halde bizleri eylemlerimize yabancılaştırırken, yıkıcı bir pratiğin şimdi şu anda yaşamlarımızı değiştirmesi en önemli ihtiyaçtır. Bu varoluşumuzun anlamı olan yaşamsal değerleri de sürdürmek anlamına gelecektir. Kolektif 26A kapitalizmin yarattığı ekonomik ve sosyal değersizliği ve eşitsizliği, birlikte üreterek, paylaşma ve dayanışma ilişkileriyle karşılayabilmenin bir çözümü olarak düşünülmüştür.

26A Kolektifi hakkında

Bireyleri yalnızlaştıran, iradesizleştiren, ekonomik ve sosyal sömürünün bir parçası olmaya zorlayan kapitalizme karşı, 26A Kolektifi olarak yarattığımız yaşamsal ve ekonomik ortaklıklarla direniyoruz. 26A Kolektifi özellikle ekonomik sömürünün toplumda köleleştirdiği, ötekileştirdiği ve böylelikle çaresiz hissettirdiği tüm ezilenler için direnmenin çözümüdür. Kapitalizme ve yarattığı değersizliklere kapılarını sonuna kadar kapatan 26A, yeni bir dünyanın paylaşma ve dayanışma ilişkileriyle şimdi şu anda gerçekleşebileceği deneyimine kapılarını aralamaktadır.

Kolektif 26A, gönüllü sorumluluk zemininde doğrudan demokrasi yöntemi ile kararlarını işleten, kolektif üretimle ekonomik ve yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayan, paylaşmayı ve dayanışmayı benimseyen, “verebildiği kadarını verip ihtiyacı kadarını alan” bir anlayışla bu deneyimin bir parçası olmayı isteyen herkesin yer alabileceği anarşist bir deneyimdir.

Hiyerarşik işbölümüne karşı, Gönüllülük temelli kolektif model

26A Kolektifi, mekanlarında hiç kimseyle hizmet veren-hizmet alan gibi tüketici ayrımlara gitmeden, gönüllülük ilişkilerine dayalı inisiyatiflerle bu alanların örgütlü bir biçimde işlerliğini göstermektedir.

Yaşamın bilgisi esastır

İktidarlar bilgiyi kendi çıkarları doğrultusunda değiştir, manipüle eder ya da ortadan kaldırır. Her geçen gün daha da ezberci eğitilen beyinler farklılığın ve yaratımın da yok olmasını sağlamaktadır. Böylece bilgi bireyin kendinden çıkmayan ve ulaşılamaz bir iktidar aracı haline gelir. Yaşamın bilgisini aramak var olanın tüm ayrıntılarıyla yeniden keşfine yapılan keyifli bir yolculuk gibidir. 26A Kolektifi bu anlamda yaşamsal bilgiyi arar, yeniden keşfeder, birlikte üreterek ve uygulayarak yol alır. Yaşamın bilgisi esastır ilkesi 26A Kolektifi gönüllülerinin arasında ki farklı anlaşmazlıkların da ortak paydada çözüm yolu olmuştur.

Kapitalizmi hem ekonomik hem sosyal olarak reddetmeliyiz

Kapitalizmin tüketim kültürü büyüsün ve küresel şirketler daha çok kazansın diye doğanın ve tüm canlıların yaşamları paketlenir ve piyasalaştırılır. Kapitalizmde her şey birer metadır yani üründür. Bunu reddetmeliyiz.

Kapitalizme karşı alternatif bir yaşama ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde harekete geçme ve düşündüğünü eyleme zamanıdır. 26A Kolektifi’nin amacı yeni bir yaşamsal model ortaya koyarak bunun örgütlenmesini ve yaşamlarda uygulanmasını sağlamaktır. Aynı zamanda yaşadığımız coğrafya için bir deneyim olmaktır. Anarşist Errico Maletesta’nın sözleriyle; “baskı ve yoksulluğa asla tamamen teslim olmayan ve … adalet, özgürlük ve mutluluğa susadıklarını gösteren tahakküm altındaki kitleler, dünyadaki tüm ezilenlerle, tüm sömürülenlerle paylaşma ve dayanışma içine girmedikçe kurtuluşlarını kazanamayacaklarını anlamaya başlıyorlar”

Ezilenlerin öfkesi, Yaşam bulsun!

Taksim 26A Kafe

2009 yılında açıldığı günden bu yana direnişini sürdüren Taksim 26A şu anda onlarca gönüllüsüyle İstanbul’un merkezi ve en tüketici semti olan Taksimde 6 bin Kafe-Bar işletmesinin rant kurduğu bir alanda durmaktadır. Kapitalist şirketlerin ürünleri yerine alternatif olarak düşünülen ve üretilen içecekler, yiyecekler kar amacı güdülmeden ziyaretçilerine sunulmaktadır. 26A’da kapıyı çalan herkesin öncelikle bir ziyaretçi olduğu düşünülür, bir patron ve işçi ilişkisi olmadığı gibi müşteri ilişkisi de yoktur. Karşılığı ödenen bir çay, bir tost dışında da talep edildiğinde dostça ikramlar karşılıksız gerçekleşebilir.

Dayanışmanın bizleri güçlendirdiğini deneyimleyerek biliyoruz. Uluslararası ve yerel dayanışmalarla omuz omuza (Meksika köylüleri Zapatistlerin ürettiği kahve, Selanik’ten gelen patronsuz işçilerin ürettiği temizlik ürünleri, Antep’ten gelen salça, Van’dan gelen turşu, Bursa’da konservelenen domates, Cide Loç vadisinden gelen tarhana, mülteci kadınların el yapımı reçelleri vb.) gün geçtikçe dayanışma büyümeyi sürdürüyor.

Paylaşma kültürünün yaşatılmaya çalışıldığı ‘büyük sofralar’ 26A Kafe’de belli aralıklarla kurulmakta ve bu kültürün yaşatılmasına çalışılmaktadır.

Taksim 26A’da kolektifin gönüllüleri dışında muhalif gruplar da mekanı buluşma, toplanma yeri olarak görmektedirler.

 

Kadıköy 26A Kafe

26A Kolektifi’nin bir diğer ayağı İstanbul’un Kadıköy semtinde direnişini sürdüren 26A Kafe’dir. Kadıköy 26A, 2011 yılında önce kitap, dergi, fanzin ve benzeri yayınları toparlayarak Sahaf şeklinde açılmıştır. Tüm bu yayınları karsız bir şekilde satışa sunan aynı zamanda takas yöntemiyle değiş tokuşunu sağlayan yöntemle bir süre mekanını bu şekilde işletmiştir. Sessiz bir sokağın içerisine konumlanmasıyla mekanın kullanımı bir süre sonra Kafeye dönüşmüş olsa dahi bu özelliğini hala korumaktadır. Kadıköy 26A gönüllü sorumlulukla işleyen, paylaşma ve dayanışmayı ilke olarak benimseyen bir anlayışa sahiptir. Kadıköy 26A’da kolektif gönüllülerinin ürettiği yiyecekler ve içeceklerde sunulmaktadır.

Kartal 26A Kitap-Kafe

2013 yılında, üç katlı bir mekanda üç farklı alanın var edilmesi anlayışıyla açılan Kartal 26A, bir yıl kadar süren bir deneyimin ardından kendisini sonlandırmıştır. Açık kaldığı süre boyunca giriş katında kitap satışının yapıldığı aynı zamanda kitap okumak içinde masa ve sandalyelerin bulunmaktaydı. Aynı zamanda bu alanda bir de anarşist kitaplık bulunmaktaydı. Mekanın üst katı yeme-içme, sohbet etme için tasarlanmıştı. Güneşin eksik olmadığı cumbalı balkonun esintisi, mevsiminde topladığımız nar ağacının kokusu, duvarları boylu boyunca kaplayan zapatistlerin resimleri bu katta yer almaktaydı. Mekanın alt yani zemin katı sosyal etkinlikler yapmak üzere tasarlanmıştı ve film gösterimleri, atölye çalışmaları ve paneller bu alanda gerçekleşmekteydi.

Kartal 26A açıldığı yıl içerisinde patlak veren Taksim Gezi İsyanının yoğunluğu ile bir süre kapalı kaldı. İsyanın yoğunluğunun büyümesiyle herkesin Taksim’i ve Gezi parkını mesken tutuğu bir zamanda biz de bu mekanda bulunamadık, ayrıca, ortaya çıkan ekonomik yetersizlikler de belli tartışmaları önümüze koydu. Bu durumlar tartışılıp gözetildiğinde mekanı kapatmak zorunluluğu ortaya çıktı.

26A Atölye

2009 yılından bu yana süren kolektif serüvenimiz, 2016 yılında açılan 26A Atölye ile devam ediyor. Devlet ve kapitalizmin rantsal dönüşümlerinin baskısıyla sıkıştırılan Taksim’de bulunuyor 26A Atölye. Kolektif serüvenimizin başladığı 26A Taksim’in üst katında.

İktidarların manipülasyonuyla saklanan ve değiştirilen bilgi paylaştıkça bizi doyuracak ve dayanışmayla çoğalacak etkinlikler planlıyoruz. Bunlardan biri salondaki karatahtada gerçekleşecek Karatahta Aktarımları. Burada bilgi, 50 dakika boyunca tebeşirle karatahtaya yazılacak, sohbet ve tartışmalarla dilden dile, elden ele yayılacak. 50 dakikada çünkü birbirinden farklı bireylerin karşılıklı aktarabileceği birçok konu var. Ve ayrıca zaman aşımına ihtiyaç duyan söyleşiler, paneller… Radyo, sinema ve tiyatro atölyeleri içinse, “mekanı zorlamalıyız” ve hatta daha da zorlarsak savunma sporlarını çalışabiliriz.

26A Kolektifi, Taksim’de de Kadıköy’de de senelerdir yaratmak istediği anlayışı şu mottoyla oluşturmuştur; “Önce pratikle ve sonra o pratikte teoriyi bul!”

Şimdi de, 26Atölye’de, yine yeni teoriler arayacağımız bir pratikteyiz. Herkesi düşlemeye, düşünmeye, düşündüğünü de beraberce eylemeye çağırıyoruz. Oluşturduğumuz başlangıç programı, gelecek aylarda farklı katılımlarla şekillenecektir.

Vazgeçmeyenler oldukça!

Dayanışmayla!

 

EN

An anarchist collective experience: 26A

We are in times when the result of the consumption culture imposed by global capitalism on living creatures leaves no choice but to surrender. Surrender to capitalism is the fact that global companies have usurped our lives, apart from buying their products. We are talking about a world order in which nature and all living things are destroyed with the increasing demand for consumption. While the danger has infiltrated our marrow, alienating us to our actions, it is the most important need for a destructive practice to change our lives now. This will mean maintaining vital values ​​that are the meaning of our existence. Collective 26A has been considered as a solution to meet the economic and social inequality and inequality created by capitalism through co-production, sharing and solidarity relations.

About the 26A Collective

We are resisting against capitalism, which isolates individuals, makes them inoperable, and forces them to be a part of economic and social exploitation, with the vital and economic partnerships we have created as a 26A Collective. The 26A Collective is the solution to resilience, especially for all oppressed, which economic exploitation enslaves, marginalizes and thus feels helpless in society. Closing its doors to capitalism and its worthlessness to its full extent, 26A is now opening its doors to the experience that a new world can now realize through its sharing and solidarity relations.

Collective 26A is an anarchist experience in which everyone who wants to be a part of this experience with an understanding of “directing what he can give and giving as much as he needs”, who operates on the basis of voluntary responsibility on the basis of direct democracy, meets his economic and vital needs with collective production, adopts sharing and solidarity.

Voluntary-based collective model against hierarchical division of labor

The 26A Collective demonstrates the functioning of these areas in an organized manner with initiatives based on volunteer relations, without making consumer distinctions, such as those who serve or serve with anyone in their spaces.

Knowledge of life is essential

Governments change, manipulate or eliminate information in their own interests. Brains that are trained more and more every day ensure that the difference and creation disappear. Thus, knowledge becomes a tool of power that is not self-evident and inaccessible. Searching for the knowledge of life is like an enjoyable journey to rediscovering all the details of the existing. In this sense, the 26A Collective searches, re-discoveres, co-produces and applies vital information. The knowledge of life is essential principle The 26A Collective has been a solution for the common denominator among the different disputes among the volunteers.

We must reject capitalism both economically and socially

The lives of nature and all living things are packaged and marketed so that the consumption culture of capitalism grows and global companies win more. In capitalism, everything is a commodity, that is, a product. We must reject this.

It is time to act and act what you think when we need an alternative life against capitalism. The purpose of the 26A Collective is to create a new vital model and to ensure that it is organized and applied in life. It is also an experience for the geography we live in. In the words of the anarchist Errico Maletesta; “The masses under domination, who have never completely surrendered to oppression and poverty and show that they are thirsty for justice, freedom and happiness, begin to understand that they will not be able to gain their salvation unless they share and solidarity with all the oppressed and exploited in the world.”

Let the anger of the oppressed find life!

Taksim 26A Cafe

Continuing its resistance since the day it opened in 2009, Taksim 26A is now standing in an area where 6 thousand Café-Bar businesses are building rent in Taksim, which is the center and most consumer district of Istanbul, with dozens of volunteers. Drinks and food that are considered and produced as an alternative to the products of capitalist companies are presented to their visitors without any profit. At 26A, anyone who knocks on the door is considered primarily a visitor, not just a boss and worker relationship, nor a customer relationship. Friendly requests can be made free of charge when a tea is paid for, apart from a toast.

We know by experiencing that solidarity strengthens us. Shoulder to shoulder with international and local solidarity (Mexican peasants produced by Zapatists, cleaning products produced by boss-free workers from Thessaloniki, tomato paste from Antep, pickle from Van, tomato canned in Bursa, tarhana from Cide Loç valley, hand of refugee women solidarity continues to grow day by day.

‘Large tables’ where the sharing culture is tried to be kept alive are established at 26A Café at certain intervals and this culture is tried to be kept alive.

In Taksim 26A, apart from the volunteers of the collective, opposition groups also see the venue as a meeting and gathering place.

 

Kadıköy 26A Café

Another leg of the 26A Collective is the 26A Café, which continues its resistance in the Kadıköy district of Istanbul. Kadıköy 26A was opened in 2011 in the form of Sahaf by first gathering books, magazines, fanzines and similar publications. It operated this place for a while with the method that offers all these publications for sale unprofitable, but also exchanges them with the exchange method. Even though the use of the place has turned into a Cafe after a while by its positioned in a quiet street, it still maintains this feature. Kadıköy 26A has an understanding that operates with voluntary responsibility and adopts sharing and solidarity as a principle. It is served in foods and beverages produced by collective volunteers at Kadıköy 26A.

Kartal 26A Book-Cafe

Opened in 2013 with the understanding of the existence of three different areas in a three-storey space, Kartal 26A ended itself after a year-long experience. During his stay, there were books and chairs for reading books on the ground floor. There was also an anarchist library in this area. The upper floor of the place was designed for eating and drinking and chatting. The breeze of the bay balcony where the sun was not missing, the smell of the pomegranate tree we gathered in the season, the paintings of the zapatists covering the walls throughout the floor were located on this floor. The ground floor, the ground floor, was designed for social events, and film screenings, workshops and panels were taking place in this area.

Kartal 26A was closed for a while due to the intensity of Taksim Gezi Rebellion that broke out in the year it opened. As the intensity of the rebellion grew, we could not be in this place at a time when everyone was staying in Taksim and Gezi Park, and also the emerging economic inadequacies put forward certain discussions. When these situations were discussed and observed, it became necessary to close the space.

26A Workshop

Our collective adventure, which has been continuing since 2009, continues with the 26A Workshop opened in 2016. 26A Workshop located in Taksim, which is compressed by the oppressive transformations of the state and capitalism. On the upper floor of 26A Taksim, where our collective adventure started.

We plan activities that will satisfy us and increase with solidarity as we share information that is hidden and changed by the manipulation of the rulers. One of them is Blackboard Transfers to take place on the blackboard in the hall. Here the information will be written on the blackboard in chalk for 50 minutes, and will be spread from language to language through conversations and discussions. In 50 minutes because there are many issues that different individuals can transfer. And also interviews, panels that need timeouts… For radio, cinema and theater workshops, we have to “force the place” and even if we push harder we can practice defense sports.

The 26A Collective has created the understanding that it has wanted to create for years in Taksim and Kadıköy with the following motto; “Find the theory first in practice and then in that practice!”

Now, at the 26 Workshop, we are in a practice, again looking for new theories. We invite everyone to dream, think, and act together what they think. The start-up program we created will be shaped in the coming months with different participation.

Those who do not give up quite!

Solidarity